25 Temmuz 2008 Cuma

It's a wonderful life, isn't it?


Oysa bir insanın hayattan isteyebileceği(!) her şeye sahipken hayata küsen George Bailey hiç doğmamış olmayı dilediğinde, nihai amacı kanatlarını kazanmak olan melek Clearence'in O'nun bu dileğini gerçekleştirebilecek olduğundan habersizdir elbette. Hiç doğmamış olduğunda kendisinin olmadığı bir dünyanın nasıl bir yer olduğunu görme imkanına sahip olan George Bailey bu manzaradan pek hoşnut kalmaz ve sahip olduğu hayattan memnun olmayan pek çok insan gibi bunu kaybettiğinde gerçeği görür, tabii 1946 tarihli Frank Capra filmi biraz karikatürize edilmiş, yoksa ayağa düşen kaos teorisinin popülerleştirilmiş hali olan "kelebek etkisi" misali bu kadar basit işlemiyor elbette hayat. İnsanoğlunun varolan koşullar içinde ne kadar mutlu olsa da bir süre sonra bu duruma alışıp halinden şikayetçi olması çok da az rastlanılır bir durum değil, hele de günümüz modern dünyasında. Belki de biz o geçmişteki anları hep güzel olarak hatırlıyoruz, belki anılarının iyi kısımlarını hatırlamaya eğilimli olması, insanoğlu için bir çeşit kendini koruma mekanizmasıdır.

Hiç yorum yok: